Biorezonans ile tedavi süreci
Alman ekolü bütün allerjilerin temelinde dört majör alerjen gıdanın (Buğday, İnek sütü, Yumurta ve Şeker) olduğunu söyler. Bu dört gıda ile ilgili problemler çözüldüğü zaman minör alerjenlerden (Tozlar, akarlar, meyveler, sebzeler, deterjanlar vs) kaynaklanan problemlerin çok kolay tedavi edilebildiğinden bahseder.

Ülkemizde biorezonans ile allerji tedavisi yapan meslektaşlarımızla yaptığımız istişareler sonucu edindiğimiz kanaate göre bu dört gıda dışında millet olarak Mayaya hassasiyetimiz fazla. Maya Alman ekolüne göre minör allerjen sayılmakla birlikte bizim insanımızda majör gibi davranıyor.

Biorezonans ile tedavi olmak istediğinizde kinezyolojik metodlar veya tenzör kullanılarak bahsedilen majör alerjenlerden hangisi/hangilerine hassasiyetiniz veya uyumsuzluğunuz olduğu belirlenir. Ardından – özellikle alerjik şikayetleri ön planda olan hastalar için – sadece parmak ucundan alınan kan ile cihazın test-terapi ampul setleri kullanılarak hastanın tedaviye ihtiyaç duyduğu allerjenler belirlenir. 500 civarında ampulün kullanıldığı bu testlerin yapılıp yapılmasına hasta ile hekimin değerlendirmeleri sonucunda karar verilir.
Sonrasında hastadan alerjik/uyumsuz olduğu gıdalardan tamamen uzak durması istenir. Bu uzak durma diyeti mümkünse frekans perhizi şeklinde olmalı, hasta sadece yememek değil o gıdaya dokunmamalıdır.
Tedavi bittikten sonra hastaların yaklaşık %70-80 i bu gıdaları rahatlıkla yemeye başlar, %15-20 kadarı dikkatli olarak miktarı abartmadan yiyebilecek hale gelir. %5 hastada ise ne yazık ki aşırı hassasiyet olduğu için, o zamana dek oluşan zararlar tedavi edilebilse bile hastalar yasaklı gıdalardan ömür boyu uzak durmak zorunda kalmaktadırlar.

Tedavi haftalık periyotlarla seanslar halinde yapılır. Her seans 1 ila 1,5 saat sürer. Verilen frekansların vücut tarafından kabul edilmesi, hazmedilmesi zaman alacağı için özellikle kronik hastalarda seans aralıkları en az 5 gün olur. (Akut ağrılar veya akut enfeksiyonlar gibi durumlarda her gün seans yapılabilmektedir.) Seans aralıkları çok uzun olduğunda bazı programların tekrarlanması gerekebileceğinden tedavi aralarının 15 günden uzun olması istenmez.
Tedavinin ne kadar süreceği hastaların genel durumuna, yaşına, organlardaki toksik birikime, şikayetlerin ne kadar zamandır var olduğuna, beraberinde başka rahatsızlıklarının olup olmamasına, hastanın diyetini ne kadar dikkatli yaptığına bağlı olarak değişebilmekle beraber ortalama olarak bebeklerde 10, erişkinlerde 20 seans sürmektedir.
Tedavi 3 aşamalıdır: Önce vücut, özellikle detox organları tedaviye hazırlanır, manyetik maruziyetler temizlenir. 2. Aşamada allerjenlerin tedavisi yapılır. Son olarak da spesifik şikayetler (ağrı, nefes darlığı..)tedavi edilir. Sistem diğer tamamlayıcı tıp metodları gibi vücudu bir bütün olarak kabul ettiği için her hastanın bütün sistemleri belli bir algoritma çerçevesinde kontrol edilmekte ve desteklenmektedir.

Kimi hastalar diyetlere başlar başlamaz rahatlamakta, kimi hastalar vücudundaki ağır metaller temizlenene kadar hiçbir iyilik hali hissedememektedir. Ağır metal temizliği tedavinin son safhasında, bütün organlar en iyi performansa ulaştıktan sonra yapılır.
Seanslara aç veya tok gelinmesi önemli değildir. Sadece frekanslar su üzerinden ilerlediği için hastanın bol su içmesi istenir. Bir de detoksu engelleyebileceği için seans öncesi ve sonrası 6 saat kadar kahve içmesi istenmez.
Tedavi sırasında hasta hiçbir şekilde ağrı ya da acı hissetmez. Son derece konforlu bir metottur.
 
 
Pro WEB